Okumadan Geçme

Facebook

25 Temmuz 2017 Salı

İsmail Abi

 
Mahallenin delisidir. Hepimizin mahallesinde en az bir adet olan delilerden. Hani yüzüne bakmadığımız, alay ettiğimiz, gülüp eğlenmek için kullandığımız delilerden. Hiçbirimizin kendisiyle arkadaşlık kurma gibi bi gayesinin olmadığı, abuk sabuk şeyler söyleyip, söylettirdiğimiz sonra da "haauuhhahhah deli yaauv bu" diye gülüp geçtiğimiz delilerden. Mahallede yüzüne bakmadığımız, baktığımızda da alay edip durduğumuz bu adam bir dizide biraz daha sempatik, az biraz akıllı deli bir karakter olarak karşımıza çıkınca "abim, ismail abim, sen üzülme, canını yerim" ikiyüzlülüğü, yavşaklığına büründük hepimiz. bi ismail abimiz olsa diye ağıtlar yaktık. Vardı işte hepimizin mahallesinde bi ismail abi. Hangimiz yüzümüzü çevirdik ona, hangimiz dinledik, hangimiz gözlerinin içine baktık? Hangimiz gerçekten tanımak istedik mahallemizdeki İsmail Abi'yi? Mahallenin delisi diye kendimizi eğlendirmek; onu tanımaktan, onunla arkadaş olmaktan daha kolaydı. Ve biz yine kolay olanı seçtik.

19 Nisan 2017 Çarşamba

İtiraf

Ben iyi bir insan mıyım? Hiç sanmıyorum. İyi bir insan olsaydım, balkonun demir parmaklıkları önünde içtiğim sigaranın küllerini alt katın balkonuna girme ihtimalini düşünerek dışarıya doğru savurmazdım. Evet aslında alt katımızda oturanlar, kendilerinden bazen yüksek seslerde gürültü yaptıkları gerekçesiyle, bazen binada kusup kustukları yeri temizlemedikleri gerekçesiyle şikayet ettiğimiz, binadaki 4 farklı evde toplamda en az 60-70 kişiyle oturan, muhtemelen Türkiye'de oturma izinleri de olmayan Kırgızlar değil de binadaki biz ve diğerleri gibi komşuluk ilişkisi içinde olduğumuz birileri olsaydı o sigara küllerini aynı rahatlıkla aşağıya savurmazdım. Ama alt katımızdakiler bizim hali hazırda bir sürü sebeple şikayet ettiğimiz kişiler olduğu için bu aymazlığı yapmaktan kendimi geri almıyorum. Bunu yapabiliyorken başka kötülükleri yapmaktan beni alıkoyan şey ne peki. Küçük düşme, hor görülme, ayıplanma korkusu mu? Bi' vicdanım, bi' ahlakım yok mu benim. Ya da var da bu yaptığım kötülüğü engelleyecek kadar değil mi? Bu kötülüğü yapmam için alt katımızda oturanların bana nadiren verdiği rahatsızlığı vatandaşımız olmamalarının da etkisiyle paravan olarak mı kullanıyorum. Ne kadar da ikiyüzlü bir insanım. Dürüstlük, ahlak, iyi niyet nerede kaldı. Mahalledeki çocuklar küfür ederken, içinden sürekli "töbe töbe" diyen çocuk nerede? Tam olarak kirleten şey neydi beni, nerede başladı. Eskiden ölen herhangi bir insan için bile kim olduğu, niye olduğundan bağımsız üzüntü duyan ben, artık çok acıklı bir hikayesi yoksa böyle bir hissiyata sahip olmayacağımı biliyorum. Neden bu hale geldim. Verdiğim ve vermediğim tepkiler neden bu kadar dengesiz. Niye hakedene hakettiği karşılığı vermedim ve vermiyorum. Saygıdan mı? Saygıdan olsa karşılıklı olması gerekirdi. Sevgiyi boşver, onun hakkında herkes bir şeyler söylüyor, herkes en yücesine kendisinin sahip olduğunu iddia ediyor. Saygı neydi? Bencilliğin kemire kemire öldürdüğü, dillere pelesenk olduğu kadar ne değer gören ne de gösterilen bir şey bugünlerde.