Okumadan Geçme

Facebook

endüstri mühendisliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
endüstri mühendisliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2011 Perşembe

Bir Soru - Bir Cevap


Bu soruyu Endüstri Mühendisliğine Giriş(EMG) dersinin finalinde sormuştu hocamız. Final kağıdını da bırakmıştı bizlere, ben de hala saklıyorum. Kağıttaki 2007 tarihinden de anlaşılacağı gibi dersi 2 kez kaldıktan sonra 3. alışımda geçmiştim. Yani Endüstri Mühendisliğine girişim bile bu kadar sıkıntılı olmuşken okulu 7. seneye uzatmam da aslında çok anormal değil di mi ama?

Anormal olan ise benim bu sınavdaki enteresan soruya verdiğim daha enteresan cevap.

Soru şuydu tam olarak;

"Ali ileriye dönük düşünceleri olan bir üniversite öğrencisidir. Hep çalışıp hiç eğlenmemenin insanı olumsuz etkileyeceğine inanmaktadır. Bu yüzden de elindeki 10 saati (günlük), çalışmaya ve eğlenceye eşit paylaştırmak arzusundadır. Ali’ye göre eğlenme çalışmadan 2 kat iyidir. Ama Ali eğlendiği kadar çalışmak da istemektedir. Üstelik tüm ödevlerini bitirmesi halinde günde 4 saatten fazla eğlenemeyeceğinin de farkındadır. Tüm bu bilgileri değerlendiren Ali’nin hem çalışma hem de eğlenmeden alacağı zevki maksimum kılabilmesi için zamanı nasıl kullanması gerekir?"

Cevabım ise aşağı yukarı şöyleydi;

"Eğlenmek çalışmaktan iki kat daha iyi olduğuna göre Ali'nin günlük elinde bulunan 10 saatin 6-7 saatini eğlenmeye ayırması daha iyi olacaktır. Sonuçta insan eğlenmeden, hayattan zevk almadan yaşadığında mutlu olamaz. Zaten her gün aynı yoğunlukta dersleri ve ödevleri de olmayacaktır. Hem her dersten çok iyi notla geçmesi de şart değil. Bu yüzden de Ali eğlenmeye 6-7 saat civarında zaman ayırırsa hem eğlenmesinden, hem de çalışmasından geri kalmayacaktır ve daha iyi bir hayatı olacaktır. Derslerinin çok yoğun olduğu zamanlarda bu süreyi eğlenmek ve çalışmaya 5'er saat olmak üzere eşitleyebilir. "

Sorunun çözümü; amaç fonksiyonu ve kısıtlarla, yani Yöneylem Araştırması teknikleriyle normalde. İşte benim dramım bu. Taa o zaman başlamış aslında herşey.

Daha ilginç olan şey ise bu verdiğim cevaba rağmen geçmiş olmam bu dersi. Hoca komik buldu da mı puan verdi, yoksa diğer soruları mı iyi yaptım bilemiyorum.

2 Ekim 2010 Cumartesi

Endüsttürü Hayatım


Denek hayatlar yaşıyoruz zaten. Bu denek hayatların yanında benim bir de Endüsttürü Hayatım var. Yarın yaz döneminde geçici olarak (okul harcını ödeyebilmek ve kredi kartı borcunu biraz olsun hafifletebilmek için) çalıştığım kola dağıtımı işini bırakıyorum. Endüstri Mühendisliğinde 6 yıldır okuyorum, 7. seneye başlayacağım. Yanımdaki arkadaşım Mehmet. Orta okul, lise sınıf ve sıra arkadaşım, daimi dostum. O da bu yaz, yaz okulunda bitirdi Endüstri Mühendisliğini 6. senesinde. Aralık'ta askere gidecek. Askere gidene kadar o da geçici, idarelik bir iş buldu. Bir dinlenme tesisinde yoruluyor kendisi. Çay getirip götürüyor. Blogun adına da uygun bir iş. Benim orada olmam lazımdı esasen. Neyse geyiği bırakalım. Bugün onun çalıştığı dinlenme tesisine biz kola götürdük. Bir Endüstri Mühendisi ve 1 yıl sonra geç kalmış da olsa Endüstri Mühendisliğini alacak olan iki adam bu iki işte çalışıyor. Bana göre güzeldi bugün hissettiklerim o anda. Eğlendik, güldük baya bir.

Sonuçta hayat işte, Endüsttürü hayatımız.

Kapri ve 40 yerden delinmiş Converse ayakkabılarım da ışıl ışıl. Seneye yaza diğer işçiler de kapri giyelim sıcakta daha rahat oluruz diyorlar. Bence güzel fikir.