Okumadan Geçme

Facebook

1 Mayıs 2011 Pazar

Puslu Bir Kış Akşamıydı

Egemen, Ersin ve ben Eskişehir'in barlarından birinde oturmuş bir yandan muhabbet ediyor, diğer yandan da etrafımızdaki kızları kesiyorduk. Kızların kendi arasındaki muhabbette bılog, bilok gibi kelimeler geçiyordu. "Basketbola da amma meraklılarmış lan" diyoruz biz de. Sonra muhabbetlerinin devamında "Pucca da bi bok yazmıyo bee ben de yazsam seviştiğimi filan ben de onun kadar popüler olurdum bi kere" diyor bir tanesi. Lan diyoruz bunların bahsettiği bılog başka bılog. "Biz de mi girsek şu işe" diye düşünüyoruz. "Olm iyi ama biz lisede kompozisyon yazamayan adamlardık tutup da yazı mı yazcaz?" diye atılıyorum ortaya. Onlar da "sen de yazı yazmazsın, şarkı filan paylaş işte bi dünya amatör, tanınmayan grup biliyosun. Öyle idare edersin. Kızlar sever öyle şeyleri" diyorlar. Lan iyi bakalım neyse diyoruz ve açıyoruz.

Demek isterdim. Böyle olmuş olsa gerçekten eğlenceli olabilirdi. Eskişehir'de bardayken bu kararı aldığımız doğru. 2009'un başlarında blog okumaya başlamıştım. Büyük çoğunluğu futbol bloglarıydı okuduklarım. Sonra biz de açalım bi blog düşüncesi hakim olmuştu. Eskişehir'de üçümüz bir araya gelince de netleştirmiştik bunu. Önce Egemen, sonra Ersin bıraktı yazmayı. Buralar da bana kaldı işte.

Haa bi de şunun 7.23'den sonrasını izleyin derim.


Birimiz bir bok yedik ama kim?

Eskiden rahmetli dedem anlatirdi. Buraları bambaşkaymış. Bir yeşilki bildiğin gibi değil. Çok cömertmişsin. Hayvanlar yemekten çatlarmış. Her taraf ekin aha bu boy. İyi ama ne oldu da değiştin. Birimiz bir bok yedik ama kim. Ben günahı boynuna babodan şüpheleniyim. Yoksa garezin bana mı? Niçin hiçbişey eskisi gibi değil. Gurban olduğum ver şu rahmeti. Muhtaç etme beni şıh pezevengine. Ben el mel öpmem, çok ağrıma gidiyor yahu. Nolur ver şu yağmuru. Ver yoksa durum kötüdür sidik zoruyla idare ediyorum bilmiş ol.

memento mori'ye saygılarımla. Sıçmak da yassak mı gurban?

7 yorum:

birgünlük dedi ki...

böyle garip bi bilog yazma hikayesi de okumamıştım! :)

eskişehirde,barda hımmm :)ne işin var bakem senin oralarda?

ilnevyA dedi ki...

Aslında hiç garip değil ya. Açalım mı filan diyoduk zaten msn'deki konuşmalarımızda. Eskişehir'de bir araya gelince de nihai açma kararına vardık. İsim üzerinde de daha sonra karar kıldık.

Eskişehir'de Egemen'in yanına gitmiştik, baya olmuştu görüşemeyeli. Barda da muhabbet arasında açalım olm artık ne zamandır diyoruz açamadık hala oldu ve o gazla açtık :)

Mia Wallace dedi ki...

ama basketboldaki blogla bağdaştırmana bayıldım. haketten yahu :D

iyi bak o gün bugün kaç izleyenin olmuş. ben de merakla okuyorum yazılarını :)

birgünlük dedi ki...

bardaki o kızın blog adresini alsaydın ilginç bi tanışma olabilirdi:) allahım ne diyorum ben??

tamam sustum ben ödevlerime döneyim:D

ilnevyA dedi ki...

Mia; voleybol'da ve bilimum diğer sporlardaki blokları es geçtiğim için özür diliyorum o sporlardan :D eyvallah, yazılar merak uyandırabiliyorsa ne güzel :)

bir günlük; gönül isterdi ki gerçekten de öyle blog muhabbeti yapan kızlar olsaydı, ben de gidip tanışsaydım :D

memento mori dedi ki...

saygılar benden kurban da keşke sufatıma sıçmasaydın :)
hikayene gelince, görüşlerimi burdan belirtmek istemiyorum aney, gördüğün gibi oğlun bir boka yaramiy,
öperim, giderim, beklerim yavrım :)

ilnevyA dedi ki...

repliğin gelişi canım, yoksa gördüğünüz gibi yani oğlunuz bi boka yaramiy! :D