Okumadan Geçme

Facebook

13 Aralık 2010 Pazartesi

Yol Hikayeleri #4


4. yol hikayesi gelir mi demiştim. Geldi. Otobüste yanımdaki kişiydi bu hikayenin kahramanı.

Yol boyunca konuşup duruyordu yanımdaki adam. Beynimi kemiriyordu adeta. Yolculuk başladığında kendi halinde bir yolculuk yapacak izlenimi veriyordu. Otobüs kalkmak üzereyken de bir kağıda yazıp çizdi bir şeyler. Daha sonra da benle muhabbet etmeye başladı. Çıktığı bu yolculukta cebindeki son 8 liranın 4 buçuğunu L&M sigarasına verdiğini söyledi. 1 lirayla da kek alıp yemiş. Banane ulan senin sigarandan manyak diyorum içimden. İstersen 7 liraya Marlboro al, 1 lirayla da tuvalete git molada. Hem uzun yola gidiyorsun, hem de cebindeki 3-5 kuruşu sigaraya veriyorsun. Nasıl salaksın lan sen. Yediğin keki bana niye söylüyosun.




Yolculuğun devamında, yolculuk öncesinden de anlatacakları var kahramanımızın. Cebindeki 50 yeni kuruş olarak bildiğimiz; adı yeni kuruş, kendisi artık eski kuruş olan 50 kuruşu harcayamamaktan şikayetçiydi. Önce otobüs bileti doldururken denemiş, yememiş biletçi bu artık geçmiyor diye. Sonra da markette denemiş, orası da yemeyince ümidi kesmiş artık. Halbuki çok değerli bir paraydı onun için harcanabilen bir para olsa.




İlk mola oldu, otobüsten indik, mola bitimine doğru yeniden otobüse bindiğimde Discman'inin pilinin bittiğini fark etti çocuk. Otobüsün kalkmasını kısa bir süre kaldığı için koşar adımlarla gitti markete. Geri geldiğinde de gülüyor bir yandan. Adam içinde bulunduğu bu durumdan keyif de alıyor yani. 2 tane pil almış 1 liraya en adisinden, yeter mi acaba yol bitene kadar diye bana soruyor. Ne bileyim lan ben? Git Duracell Müşteri Hizmetlerine sor, "en dandik pil ne kadar dayanır?" diye. Cebinde artık 1 buçuk lirası kalmış. Molada tuvalete gidememiş haliyle, son parayı harcamamak için. Tuvaletler de maşallah 1 tl. Param olsa da vermem abi diyo. Bak burda haklısın dedim, işemek bu kadar pahalı olmamalı. Kibar Feyzo'daki şu sahne geldi aklıma yine.

Böyle böyle devam etti gitti işte. Bu şekilde bir yolculuğu yapmayı da aslında kendi istediğini anlattı, biraz heyecan olsun istediğini söyledi falan filan işte.

Ersin aldı otogar'dan beni ve eve geçtik. Olanları anlattım, cebimden L&M paketini çıkarınca Ersin "Adam fakirlikten L&M içiyo ya" dedi, yarıldık, koptuk, çatladık filan.

Evet, yani, aslında yanımdaki ben'dim.

9 yorum:

son kıllanma tarihi dedi ki...

sonunu güzel bağlamışsın takdir ettim:D

ilnevyA dedi ki...

eyvallaaah, bugün tarihte bu oldu olarak not düşelim :D

İrma dedi ki...

ne mal adam bu yahu demiştim kiii senmişsin pardon ya :))

ilnevyA dedi ki...

direkt olarak "bu hikayedeki mal benim" diye yol hikayeleri 2'de atmıştım başlığı, tekrar aynı başlığı atmak istemedim :)

francesca mckennitt dedi ki...

Hayret bir şey ya :) Otobüste servis yok mu niye kek alıosun demezler mi adama. Hadi onu da geçtim, 8 tl'yle evden bile çıkılmazken sen uzun yola çıkıosun da mı demezler. Onu da geçtim, çıkıosan bana niye anlatıosun da mı demezler! Belki acır da yardım edersin diye düşünmüştür :p

ilnevyA dedi ki...

Ya yola çıkmadan önceki gece hiç uyumamıştım. Sabah 10da derse girip 1de de otobüse bincektim. Kalkamama riskini sıfıra indirmek için uyumadım işte gece. O yüzden de otobüste servis yapılırken hep içim geçmiş oluyodu :D

Zizà dedi ki...

Hikaye ayrı bir bomba da, üslup ayrı bir güzel :D

ilnevyA dedi ki...

Aziz'im aklıma üniversitenin ilk senesinde yurtça gittiğimiz halı sahada müzik kutusundan Du Hast çalışımız geldi :D

Zizà dedi ki...

:D Süpersin... Yurt günlerine dönmek istedim be şimdi....