Okumadan Geçme

Facebook

20 Nisan 2011 Çarşamba

Ekşi Sözlüğü Hiç Böyle Görmediniz - Paradoks

19 Nisan Salı günü, saat sabahın 6'sı. Aslında 6'ya 1 var. Ekşi sözlükteki bir başlığa tıklıyorum. Ve yukarıdaki ekran görüntüsüyle karşı karşıya kalıyorum. Taner'in(ev arkadaşım) yanına gidiyorum. "Tam da dizi izliyodum ya" diye isyan ediyor. Salona geçip oturuyoruz. Biriken faturalar, aidatlar ve şükür ki birikmemiş kiraya toplamda ödememiz gereken miktar 900 liraya ulaşmış. Taner; "Ev geçindirmek ne kadar zor lan, 3 kişi geçindiremiyoruz" diyor. Ben de "ee olm çalışmıyoruz bişey yapmıyoruz normal" diyorum.

Ben haftasonu iddaa'dan 200 lira kazanmıştım. Baya da sevinmiştim, tam param bitmek üzereyken can simidi gibi gelmişti. Pazartesi günü faturaları, aidatları ve kirayı toplayıp hesapladığımızda ödemem gereken miktarı görünce ve yine 5 kuruşsuz kalınca erken sevinç yaşadığımı anladım. Uzatmalarda gol atıp tam turu geçtik diye düşünen; 1 dakika sonrasında Semih'in golüyle dağılan Hırvatistan Milli Takım futbolcusu gibi hissettim kendimi. Üstelik bu kez son bir şans olan penaltı atışları yok.

O sabahın öncesi olan akşamda saat 8'de yemiştim yemeği en son. Makarnaydı tabi ne yicez. Sonrasında bir de karnıbahar pişirilmiş evde. Öğrenci evinde kim karnıbahar pişirir lan der gibi olduysanız durun. Arkadaşın kız arkadaşı bizdeydi, o yapmış. Neyse.. Önder getiriyor "ye" diyor "çok güzel olmuş". Israr da ediyor baya. "Yok olm ben ön yargılıyım o yemeğe" diyorum. Karnıbahar diye yemek adı mı olur lan?

O yemediğim karnıbahar; sabahın 6'sında salonda Taner'le otururken golünü atıyor bana. Karnım bir gurulduyor ama, ne guruldama. Gök gürlemesi sanki. "Açlıktan ölcem lan" diyorum. Film burda kopuyor, Taner'le gülme krizine giriyoruz. Karnımız kasılıyor, ağrılar giriyor ve biz hala gülüyoruz. Tam duracak gibiyken yeniden gurulduyor karnım. Sonra tekrar gülüyoruz dakikalarca. Durduramıyoruz kendimizi, konuşamıyoruz da. "Karnım ağrıdı lan" dicez, "karnım ağ.." diyoruz kahkahaların arasında yutuyoruz cümleyi. Sonra bir anda duruluyoruz. Bir süre sessizlik, çıt yok ikimizde de. "Bundan daha fazlası olamaz heralde" diyor Taner güldüğümüz anlar için. Yeter bu kadar düşüncesiyle, yatmak için odalarımıza geçiyoruz. Ağlamamız gereken halimize çatlayana kadar güldükten sonra, belki de ikimiz de odalarımızda yalnız kalınca
AĞLIYORUZ
.

4 yorum:

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

Yemez misin sen güzelim karnıbaharı:)

Mia Wallace dedi ki...

Bayıldım!

Yazıya elbet, yoksa biriken 900 fatura ve açlık fenaymış cidden ve o fatura benim bile canımı sıktı burda.

Ama yazı muhteşem olmuş.

dremless dedi ki...

olm kaçırdın hakkatten iyiydi la karnıbahar:D

A'normal' dedi ki...

Ağlamayı bırakta Mim'e cevap ver ;D