Okumadan Geçme

Facebook

14 Haziran 2011 Salı

His Teri - Ne Ararsan Var

Mühendislik fakültesinin bahçesinde oturuyoruz. 3 farklı bölümde okuyan 8-10 kişiyiz. Gelip gidenler de oluyor ara sıra. Herkes bitirme durumunda-telaşında finallerin açıklanmasını bekliyor. Finallerin açıklanması için son gün artık. Herkeste bir heyecan ve gerginlik var. Umut var.

Muhabbet keyifli aslında. Ama kimse rahat değil işte. Gülüyoruz eğleniyoruz bir yandan. Bir yandan açıklanması beklenen finallerin gerginliği var. Diğer yandan artık 6-7. senesine gelmiş olan herkesin bitirip gidesi var. Başka bir yandan da ne kadar sevilmese de bu şehir hepimiz tarafından, alışmışlığımız var. Şehre olmasa da birbirimize alışmışız. Senelerdir hayalini kurduğumuz bitirip de gidelim artık düşüncesi bitirme durumuna gelince garip bir hisse bürünüyor. Sevinsek mi, üzülsek mi bilemiyoruz. Aslında hem seviniyor, hem üzülüyoruz içten içe. Gözlerimiz gülüyor "bitiyo lan bitiyo sonunda, yeni bi' hayata başlıyoruz artık" diyoruz ama. İçten içe de şu düşünce geliyor akla: "İyiydik lan böyle, alışmıştık bu hayata, öğrencilik güzeldi, dostluklar güzeldi, şimdi bitirip gidince napıcaz ki?". The Shawshank Redemption'da Brooks'un "hapishaneden çıkmak istemeyişi" gibi bir şey belki. Belki de Gemide'deki Kamil'in "dışarda bir hiç" olduğunu düşünmesi gibi.

Bilgisayardan not sistemine girilip çıkılıyor 2 dakikada bir. Açıklanan her notta değişen bir kaderi var hepimizin. Yeşeren ya da yıkılan umutları var. Kimimiz 3 ders sınavlarına girebilmek için bekliyoruz, kimimiz yaz okuluyla beraber bitirebilmek için.

Sıkıntılı olan dersler açıklandıkça sevinenimiz de var üzülenimiz de. Murat en sıkıntılı derslerinden birine bakarken geçtiğini öğrendiği anda Elçin'in kaldığını görüyoruz o dersten. Tam ben Murat'a çaaak yapmaya hazırlanırken; Elçin'in kaldığını öğrenince, kimse görmesin diye sessizce elini sıkıyorum. Murat'a sevinirken, Elçin'e üzülüyoruz. Genel sevinme ve üzülme halimiz var malum. Buna bir de sınavlar açıklandıkça gelen sevinç ve üzüntüler karışıyor. Yine sevinmekle üzülmek arasında kalıyoruz. Yine de iyi tarafından bakmaya çalışıyoruz.

Bu duygularla dağılıyoruz okulun bahçesinden son kez bu kadar kalabalık bir şekilde belki de. Kalkarken başlayan yağmur, durağa gidene kadar sağanak haline dönüşüyor ve Haziran'ın ortasında saatlerce durmuyor. Kayseri ağlıyor bizim gidişimize geyikleri dönüyor son olarak. Belki de bizim dökemediğimiz gözyaşlarını döküyor bulutlar. 7 yıl boyunca biriktirdiklerimize, son günlerde hissettiklerimizi de ekleyerek..

4 yorum:

Archy dedi ki...

Benim bile içimi hüzün kapladı. Hele yazmışsın ya "yeni bi' hayata başlıyoruz artık" bu cümle nedense korkutuyor beni. Yeni neler olacak o hayatta, geçmişten kimler olacak yanımda..

Bir de kazayla şu okulumu bitireyim öğrencilik bitti diye üzüleni s..sinler.

Ms.Alonso dedi ki...

Alışılmışlık tuhaf bir duygu. Biz de perş günü yaşadık aynı şeyleri. 5 gündür tel hiç susmuyor, msj atanlar, canı proje yapmak, beraber yemek yiyip fal bakmak isteyenler... Daha geçen hafta beraberdik kimse kimsenin yüzüne bakmıyordu oysa ki :)

Histeri demişken;
http://www.youtube.com/watch?v=3dm_5qWWDV8

bayan mikrop dedi ki...

çok duygusal bir yazı olmuş :)

merak etme eline sana çıkış belgeni verdiklerinde bundan çok daha boktan şeyler hissediceksin bunlar daha hiç bişey:)

ilnevyA dedi ki...

Her geçen gün daha da garipleşiyor hissedilenler. Gidiş gününe yaklaştıkça, herşeyi son kez yaptıkça.