Okumadan Geçme

Facebook

9 Kasım 2010 Salı

Öğrenci Evi Manzaraları - Bizim Evin Halleri


3 yıl kaldığımız eski evimizden Haziran'da taşındık. Taşınma serüvenimiz ev sahibinin sözde tayini çıkma muhabbetiyle başladı. Taner'i aramış tayinim oraya çıktı Temmuz başına kadar evi boşaltın demiş. Taner'e "at yalanı" diye başlayan bir cümle kurdum. Eylül'e kadar kontratımız var. Kayseri'de ev kiraları peşin ödeniyor senelik. 1000 lirasını ödememiştik kiranın. Ev arayışlarına başladık filan neyse. Adama da kalan parayı ödemicez dedik. Adam da 200-300 lira bari verin dedi. Yok abi veremeyiz yeni eve bi sürü taşınma masrafı olcak, zaten 2 ay erken çıkıyoruz dedik. Hakkımı helal etmiyorum dedi. "Biz de etmiyoruz biz 3 kişiyiz!" dedik. Kısa bir süre sonra da tayinim çıkmadı kalın dedi. Yok dedik biz bulduk ev taşınıyoruz. Atmış yalanı yani.

Evimiz neredeyse hiç düzenli bir ev olamadı. Eski evdeyken biriken bulaşıklar en büyük belamızdı. Ne kadar çatal, kaşık, tabak, tencere varsa hepsi tamamen bulaşık olana kadar bulaşık yıkanmazdı. Hepsi bulaşık olunca da yıkanmazdı. İhtiyacımız kadarını yıkardık işte 3-5 tabak kaşık filan. Yeni eve taşınırken mutfak malzemelerinin yarısından çoğunu bıraktık. Artık evde 5-6 tabak, 7-8 çatal, 3-4 tane de kaşık var. Yemek yendikten sonra yıkanmasa bile o bulaşıklar bir sonraki yemekte hepsi yıkanmış oluyorlar mecburen. Bizim için doğru bir karar almışız.

Bir de şöyle birşey vardır ki. Dönem başladığında bu sene düzenli olcaz bulaşıklar birikmeden yıkancak diye kurallar koyulur. 2-3 hafta uyulur bu kurala. Sonrasında gevşeklik başlar. Sonra vizeler başlar. Vizeler bitsin tekrar düzenli devam edicez denir vizeler boyunca. Vizeler biter bi memlekete kaçış süreci olur. Peşine finaller yaklaşır. Finaller bitince yazın memlekete dönüş sürecinde tüm bulaşıklar yıkanır, oda düzenlenir, ve ev kimsenin yaşamayacağı dönemde en refah zamanlarına kavuşur.

Yediğimiz yemekler belli başlı malum. Makarna, Yum-pat(çok şekil bi isim yalnız), hazır çorba, patetes kızartması, menemen.. Ama en çok makarna. Ve illallah geldi. Yemek yapabiliyorum aslında ama ona da üşeniyorum lan bazen. Pilav-Tavuk Sote ikilisini çok güzel yapabiliyorum. Ayda bir şımartıyoruz işte kendimizi bu ikiliyle.

Kişisel olarak odama gelirsek. Bilgisayarın bulunduğu masanın üstünde boş yer yok neredeyse. Bazen artık katlanamıyorum temizliyorum üzerinde hiçbirşey bırakmıyorum. 2 gün geçmeden yine her gereksiz şeyi üzerinde buluyorum. Sadece masayla sınırlı değil bu dağınıklık ve düzensizlik. Yerlerdeki ders notları, çoraplar, birkaç yüzüne bakılmayan kıyafet. 2 haftadan beri çeki düzen vercem güya.

Eve şöyle 50-60 liralık alışveriş olayını en son 4 yıl önce filan yapmıştık sanırım. Onda da baya bi dumur olayla karşılaşmıştık. Ramazan'daydı. Gittik markete alışverişi yaptık. 75 liranın üstüne çıkınca alışverişte Ramazan İaşe Paketi veriliyor zannediyoruz. Bi tane broşür gibi bişi verdiler elimize. Neyse kasaya geldik. 77 lira tuttu aldıklarımız. Arkadaşlar nasıl sevindi o anda. Gol atmış Tuncay Şanlı gibi "oleeey" nidalarıyla beraber yumruk hareketleri yapan bile olmuştu. Sonra elimize en dandiğinden içinde 27 taneden oluşan bir koli; "adı meyve suyu tadı şekerli su" olan meyve suyunu verdiler. "Hani İaşe Paketi" Ulvi vari isyanımıza onlar parayla satılıyor siz yanlış anlamışsınız dediler. Dışarı çıktık o anki geyik muhabbetini filan tahmin edin işte. Yumruk hareketini yapan arkadaşa oynadık özellikle. O günden sonra herşeyden bolca alalım evde bulunsun olayına girmedik. Buzdolabımız var ama kolayı, yoğurdu filan soğuk tutmak için kullanıyoruz. Boşuna elektrik harcıyo meret.

Önder halasına gidecek 2 haftadan beri. Bavulunu oraya bırakmış. Okuduğunuz şehirde bir akrabanın olması iyi birşey aslında. 2 haftadan beri gidemedi. Yarın için kararlı baya. Geçen yıl da halasına gidemediği için Mayıs'ın sonuna kadar botla dolaşmıştı. Böyle üşengeç varlıklarız işte.

Haftada sadece bir gün girmem gereken 1 dersim var. Onun dışında boşum. Geleli 1 ay oldu hala iş bulamadım. Bir tane bulur gibi oldum, geçenlerde bahsettiğim kafe işi malum. Çıkıp aramıyorum da. Erteledikçe erteliyorum. Cebimde ne zamana kadar idare etmem gerektiği belli olmayan 50 kuruşum kalmış olmasına rağmen. Kariyer.net'ten başvuruyorum işte 3 yıl sonra geri dönerler diye. Neyi bekliyosun bu kadar diyeceksiniz. 1-2 yer var haber beklediğim. Bakalım yine ofsayta düşecek gibiyim sanki ama.

Çok sıkılıp evde kendi kendimize doğaçlama videolar da çektiğimiz oldu. Sanattan Bir Gıdım.

Ödenemeyen faturalarımız da oldu tabi. Elektrik de, su da, internet de kesildi dönem dönem.



Şu sigaraya gelen son zamlardan sonra tütün sarma işine girmiştik. Kendin pişir kendin ye misali sarıp sarıp içiyoduk. Bu sene de kaçak sigara olayına girdik. Hem de beleş. Nasıl beleş geliyo diye sormayın. Derin bağlantılarımız var. Alakası yok. Geliyo işte bi şekil. Sigaraya para vermemek, sigarayı yatana kadar bitirmeden idare etmeye çalışmamak çok güzel bir duyguymuş. 4-5 gündür bunu da anladık. Azalttık da galiba bu sigara bolluğunda sigarayı baya. Herşey o sigara paketinin biteceği stresi ve ona verilen paradan dolayıymış.

Gece yatmaz, sabah kalkmaz oldum yine. Makine'ye birkaç sene önce bağlanan Rize'li teyzenin Okan'a dediği gibi. Sabaha kadar oturiyruk, akşama kadar yatayruk. Perşembe günü sabah 10'daki dersime(7. seneye gelmişim hala sabah 10'da dersim var lan!) gidebilmek için Salı'yı Çarşamba'ya bağlayan gece hiç uyumama formülünü 2 haftadır uyguluyorum. Çarşamba akşamı en geç 12'de düşüyorum yatağa.

En çok yaptığımız şey bilgisayar başında geçirilen vakit. Çoğunlukla bomboş geçen vakit. Arada bir slayttan ders çalışmak için kullanır gibi oluyoruz işte.

King oynamak için 4.müz yok. Bu ne kadar acı bir şey bilir misiniz? Bilirsiniz illa ki, bi evde kaç kişi kalıyosunuz zaten lan. 3-5-8 oynamaya mahkum durumdayız biz de. Ve bu aralar hiç iyi kağıt gelmiyor elime.

16 yorum:

crazywomenrosemary dedi ki...

Bazen düşünürüm üniversiteyi kazanan öğrencilere okul açılmadan yemek ve ev konusunda kurslar verilse de böyle perişan durumlar yaşanamasa..bulaşık yemek vs.
Çok içten anlatım,çokda sevimli ..

Marla dedi ki...

Yaşadığım şehirde üniversite okuduğum için bu öğrenci evi ve yurt muabbetlerini çok kıskanıyorum:/

vA_niLLa dedi ki...

Vizeler, Finaller...

Pff, hiç birşey anlamıyorum...

ilnevyA dedi ki...

crazywomenrosemary; bu perişan durumun kurslarla değişeceğini sanmıyorum ben. herkes bu durumda değildir, değil de. kişiye göre değişen bişey bu sonuçta. ben hayatımda hiç düzenli, planlı olamadım. hala normalde memleketteki evimde de böyleyim, öğrenci evimde de. hani yemek yapmayı öğrenir bi insan ama. evi düzenli tutma meselesi içinde olcak. hem kendi kendine öğrenmek bunları çok daha güzel :)

Marla; bizim buralı arkadaşlar da evlerinde yemek yemeyip gelip biz de makarna yemek istiyolar. öğrenci evinin havasını solumak çok çekici geliyo sanırım, makarnaya rağmen :D

va_nilla; vizeler, finaller. bildiğin sınavlar işte. finaller daha önemli. anladığında anlamadığın günleri özleyeceksin emin ol :)

Murshill dedi ki...

eğlenerek okudum,haliniz çok eğlenceli :)

topchu dedi ki...

Tam 10 yıl önce biten ve 9 yıl süren öğrenciliğim geldi aklıma. Hep birileri bıraktığınız yerden devam ediyormuş meğerse. Sağlıcakla kalın :)

vA_niLLa dedi ki...

Vize + Final demek oluyor Sınav.
Şimdi anladım. Tşk :)

Ama var tuhaf isimleri. Kim koymuş acaba...

rsn dedi ki...

Dostum, bak yazmıyorum diye okumuyorum sanma. Kinge 4.müz yok 3-5-8 e talim ediyoruz diye yakınmışsın. Sana en içten ve samimi bir şekilde YA BEN LAN! demek istiyorum.

Ayrıca masanın üzerinden bahsederken aklıma nedense el ve yüz kremi geldi. Mandalina kokulu muydu neydi o turuncu birşeydi.

Hay Allah nereden geldiyse aklıma! eheh

ilnevyA dedi ki...

Efsane Gana - Fildişi çakışmamızı yapıcaz yakın zamanda.

Asamoah Gyaaaaaaan. Gyan Power.

Arko Mango Mandalina Krem. Önder. Hey gidinin hey gidisi.

Adsız dedi ki...

herkes kendi hayatından sıkılır....başkasında değişik bişey vardır sanır.....ama sizi okuyunca harbiden sıkıldı içim......umarım normalleşirsiniz...aslında illaki normalleşirsiniz...sanırım öğrenci modundan çıkmanız gerek önce...

esra

ilnevyA dedi ki...

Öğrenci modundan çıkmak, bir iş sahibi olmak, biraz daha normale çeviriyor bazı şeyleri o kesin. Ama bazen normale dönmesini de istemiyorum. Yazları çalışırken bu ikilemi yaşıyorum çokça.

Asi Kuzeyli dedi ki...

Sırf size 4. olmak için gelebilirim o eve. Nasılsa diğer tüm şartlar uyuyor..

İşin garibi 5 senedir üni öğrencisiyim bir evim olmadı. 6-7 olacak gibi ama benim yine evim olmaacak...

Adsız dedi ki...

"hayattan öğrenilenler, başkasına aktarmak için 10000 yıldır verilen öğütlerin ne eksiği ne de fazlasıdır. insanoğlu 10000 yıldır aşağı yukarı hep aynı şeyleri kendine dert edinmiştir: yiyecek bulma, kendini koruma, eş bulma, başkalarını kıskanma, konformizm ve idealizm arasında gidip gelme, hayatın anlamını sorgulama ve ölümden korkma. bu sebeptendir ki hayat periyodik olarak yapılan sıkıcı etkinlikler ve düşünceler bütünüdür.

yapılması gereken ise, bütün bu harala gürele arasında stephen r covey'in dediği gibi kendinize, büyük küçük farketmez, bir ideal seçin: önce mahallenizde, sonra şehrinizde, gücünüz yeterse ülkenizdeki tüm bakıma muhtaç kedilere yardım etmek gibi, o zaman hayatın daha çekilebilir bir sıkıcılıklar ve saçmalıklar bütünü olduğunu göreceksiniz.

insan yaşamı bilgisayar oyunlarında gibi kendinizde ve/veya etrafınızda büyük değişimler yapabileceğiniz veya bir insanı adam edebileceğiniz kadar uzun değildir ve size bunlar için yeteri kadar boş ve tasasız vakit sunmaz. o yüzden hiçbirşey yapamıyorsanız bile dert edinmeyin, iyi kalpli ve kimsenin ayağına basmayan bir insan olarak yaşayarak ölmeye çalışın. hayatı abartmayın.

hayat ne ciddiye alınacak kadar matah ne de umursanmayacak kadar bayağı birşeydir, kendinizi kandırmayın. hayatı değişik yaşamak için ya peygamber ya da şeytan olmalısınız. arası bir yerdeyseniz, kendinizi kandırmayın, hayatı kabullenin."

çizer dedi ki...

"Biz de etmiyoruz biz 3 kişiyiz" de püskürtme şeklinde güldüm.neyi püskürtttin deme çünkü tükürüklü balgamlı bir insan evladıyım.gerisini sen düşün artık.
Ama yazı güzel,odanın derli toplu oluşu güzel.ben benim odaya yeni yeni adım atmaya başladım çünkü.normalde kapısını açar ve yokladıktan sonra geri kapayıp içeri giderdim.öyle bir üşengeçim.bu yorumu da nasıl üşenmeden yazdım bilemiyorum.nur indi mübarek sajkksfksdvgfjk

ilnevyA dedi ki...

Odanın derli toplu oluşu mu? :D Valla aslında görüp görebileceğin en pis ve dağınık odaydı benimki. Ama şu son 10 gündür düzenli ve temiz. Ne kadar daha devam eder bilemiyorum işte.

anıl dedi ki...

eski evimin fotoğrafına bakıyorum sandım bir an.bekar eviydi kişi sayısı sürekli değişen. aynı iki çekyat, aynı halıflex, ortada yeri değişen bir masa ve sandalyeler, pencerenin yeri bile aynı.